Köyümüzün Genel Bilgileri

TELME KÖYÜ GENEL BİLGİLERİ

Telme, Gümüşhane ilinin Şiran ilçesine bağlı bir köydür. İlçenin kuzeydoğusunda, Gümüşhane yolu kenarında ve ilçe merkezine uzaklığı 10 Km.’dir. Kuzeyinde Altıparmak Dağları, doğusunda Gökçeler Köyü, batısında Çağıl ve güneyinde Alacahan Köyü bulunmaktadır.

Dağ eteğinde kurulan köyün kuzeyinde kendi ismiyle anılan geniş ve yeşil, yaz aylarında mesire yeri olarak kullanılan meşhur yaylası vardır.

Köy merkezinin ortasında bir dere geçer. Derenin her iki yakası kumsal toprak yapısına sahip olup köy bu vadiye kurulmuştur.

Tarihi

Köyün kuruluşu; Fatih Sultan Mehmet’in, Trabzon seferi öncesine dayanır. Köy yaşlılarının anlattıklarına göre; köy halkının ilk yerleşim yeri, şimdiki ismi “Peyler” olan yerde olmuştur.

Rivayetlere göre; Fatih’in ordusuna silah yapmak, silah tamir etmek üzere çeşitli yerlerden getirilen demirciler, sözü edilen “Peyler” semtine yerleştirilmiştir. Uzun yıllar burada askeri hizmet için çalışanlar daha sonra kendilerine tahsis edilen araziyi de işletmeğe başlamışlardır. Daha sonraları, bulundukları yerden daha uygun olan, şimdiki yere taşınmışlar ve buraya bir cami yapmışlardır. O devirde köy 30 hane kadar imiş ve nerede ise her hane bir başka ilden veye ilçeden gelmiş imiş. Köye bir isim düşünüldüğünde bu durum göz önüne getirilerek “Derme” ismi verilmiş, sonradan derme Terme-Telme olarak son şeklini almış.

Köyün ilk sakinleri “Karahan oğulları, Oğuzhanoğulları, Emirhanoğulları, Seyyidhanoğulları, Kâtipoğulları, Dorukoğulları, Aydınoğulları ve diğerleridir. Bu boylar zamanla ayrılarak yeni kabile ve soy isimle anılmaya başlamışlardır.Bu soy isimler Dorukoğullarında Toruk, Karahan oğullarında Turan, Aydınoğullarında Aydın Katipoğullarında Yazıcı şeklinde nüfusa işlenmiştir.

İlk yerleşim yeri olan Peyler’e çok yakın olan (1 km) yerde bir de Rum köyü olduğu rivayet edilir. Köy halkı şimdiki yere taşınınca Rumlar da bu halka yakın olmak için (yeni köye yine 1 Km mesafede) bir semte taşınmışlardır. Sonradan ismi “Çağıl” olan bu köyün halkı, İstiklal Harbi’nden sonra mübadele gereği köylerini terk etmek zorunda kalmıştır.

Köy sakinleri ile bu Rum köylüleri arasında her zaman iyi komşuluk münasebetleri yaşanmıştır.

Kültür

Köyün kültürü tam anlamıyla “karma” ve kendine hastır. Ağırlıklı olarak İstanbul (Tuzla, Küçükyalı, Silivri, Selimpaşa..), Antalya ve diğer muhtelif illerde yerleşen köylülerin kendi doğduğu topraklara büyük bir muhabbeti ve bağlılığı vardır.

Bir kısmı Kütahya, Söğüt, Aydın, Rize-Batum, Erzurum-Bayburt, Sivas-Kayseri ve Trabzon-Giresun civarından gelen ve ilk yerleşim nufusunu oluşturan halkın; ülkenin her yöresinden derleme olması nedeniyle örf-adet, gelenek ve görenekleri de başlangıçta haliyle farklı olmuş, fakat zamanla bu farklılıklardan yeni ve ortak bir kültür ortaya çıkmıştır. Bu kültürde; düğünler bazında “Erzurum barı”nı, Rize-Hopa kemençe “Horon”unu; Sivas-Kayseri, Kütahya-Söğüt, Konya-Aydın “Halk oyunları”nın izleri, çok net olarak görülmektedir.

Cenaze defin ve sonrası adetleri de, tamamen köy halkına hastır. Türkülerinde, manilerinde, hikâye, fıkra, bilmece ve masallarında da aynı karma ve bütünlüğü görmek mümkündür.

Yemek kültürü de tamamen köyü halkına has ve karma bir bütündür.

Yayla şenlikleri, gençlerin kış sporu oyunları, boş zamanlarında oynadıkları diğer oyunlarda zamanın derinliklerinden gelen farklılıklar ve bundan doğan yenilik ve bütünlük gözle görülebilmektedir. Bütün bunların yanında, köy halkının, çevrdeki “Rum” komşularıdan da etkilendiği görülmektedir. Rumî yılbaşı kutlamaları ve bu günle alakalı anmalar buna örnek olarak gösterilebilir. Her çeşit yapı ve inşaat kültüründe bile bu husus görülmektedir.

Telme köyünün konuşma tarzı, deyimleri, atasözleri bile tamamen kendine özgüdür. Buna sebep; köyün, yolların kesiştiği bir yere kurulmuş olmasıdır. Trabzon’a, Gümüşhane’ye, Bayburt’a, hatta Erzurum’a, Erzincan’a Sivas’a Şebinkarahisar’a gidecek olanların çetin yolculuklarına başlayacakları ve yine çetin yolculuktan dönerken uğrayacakları en önemli merkez durumundadır.

Köyde en son yıkılan binalar adı geçen bu misafirhaneler olmuştur. Bir kısmının harabeleri hala mevcuttur. Bu misafirhanelere gelip konaklıyan, bazen üç-beş gün kalmak zorunda kalan insanlar, doğal olarak o yerin kültürüne az da olsa katkı sağlamış olurlar. Köyün kültürünün farklı ve kendine has oluşunda bu hususun da etkisi olduğu muhakkaktır.

Coğrafya

Gümüşhane iline 106 Km., Şiran ilçesine 8 Km. uzaklıktadır. Köyün coğrafî yapısı, ülkenin çok küçültülmüş bir fotğrafı gibidir. İller bazında ülkeyi en iyi sembolize eden, yani küçük bir Türkiye gibi görünümü olan il, Balıkesir’dir. Denizinden gölüne, ovasından yaylasına, ormanından kıracına, kaplıcasından ılıcasına, ırmağından deresine varıncaya kadar, coğrafî yapı olarak ülkede her ne varsa Balıkesir’de de o vardır. Aynen bunun gibi, (Balıkesir kadar değilse de) köy de; sanki küçük bir Türkiye’dir.

İklim

Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

Köyde, yağmur yağışları gibi kar yağışları da düzenlidir. Kışı tam kış, yazı tam yazdır. 20 Haziran’dan sonra hergün, ikindiden itibaren poyraz eser. Tam gece yarısından itibaren, saat 10-11 civarında, güneyden ve batıdan “Saba” yeli esmeye başlar. Bu rüzgarlar bazen mahsule zarar verebilmektedir.

Yağışlar çok mükemmel ve düzenlidir. 20 Nisan’dan îtibaren nerdeyse her gün, ikindi vakti civarından itibaren, bazen yatsıya kadar yağmur yağar. Kırk ikindi yağmurları diye anılan bu yağışlar, köy için “Mahza” berekettir. Haziran ayından itibaren yağışlar azalır. Bazen dolu da yağar. Ekim 15’ten sonra hafiften bir kar yağar, bir iki gün sonra kalkar. Arkasından sanki yaz geri gelmişcesine sıcaklar olur. 15-20 gün devam eden bu sıcakların arkasından, artık kış kendini göstermeye başlar. 15 Aralık’tan itibaren kış hüküm sürmeye başlar.

Köyde bazen sel felaketi de olmaktadır. Sis, çok nadir görülür.

Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri

2007 –

2000 – 402

1997 – 414

Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Köy içindeki bahçelerde erik, ceviz, vişne, elma gibi meyveler yetiştirilir. Köyün güneyi ise; sulanabilir, verimli arazi yapısına sahiptir. Şeker pancarı, fasulye, mısır, buğday, arpa, patates gibi ürünler yetiştirilir.

1950’li yıllara kadar köy insanı tarım, hayvancılık ile geçinirdi. Bu yıllardan sonra bir kısım köy insanı taş ustası olarak gurbete (İstanbul’a) göç etmeye başlamıştır. Bir diğer kısmı da yurt dışına işçi olarak gitmiştir. 1990’lı yıllara kadar köyden dışarıya büyük göç olmuştur.

Büyük şehirlere yerleşen köy insanları taş ustalığı (şömine, taş kaplama, dekorasyon..) ve inşaat sektöründeki başarılarıyla kendilerini kabul ettirmişlerdir.
Muhtarlık

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

2009- Harun Yazıcı

2004 – Mehmet Uzun

1999 – Erdal Şahin

1994 -Şerif Turan

1989- Hasan Turhan

1984 -Vehbi Çetin

Altyapı bilgileri

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. PTT şubesi yoktur ancak PTT acentesi vardır. Sağlık ocağı vardır fakat hiç sağlık personeli yoktur. Köye ulaşımı sağlayan yol asfalt değildir. elektrik ve sabit telefon vardır.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER